0472 216 20 35 Faks: 0472 215 42 29/6101 iif@agri.edu.tr

İslami İlimler Fakültesi

Dekanımızın Berat Kandili Mesajı

Şâban ayının on beşinci gecesi olan mübarek Berat Gecesi’ne ulaşmanın huzurunu, rahmetini ve manevî iklimini idrak ediyoruz. Bu gece, ilahî rahmetin tecelli ettiği, mağfiret kapılarının ardına kadar açıldığı, kulun Rabbine yönelerek günah yükünden kurtulmayı umut ettiği müstesna bir zaman dilimidir.

“Berat” kelimesi Arapça berâe/berâet (البراءة ) kökünden gelmekte olup “iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya sorumluluktan beri olması” anlamını ifade eder. Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlamasıyla günah yükünden kurtulmayı umut ettikleri bu geceye “Berat Gecesi” denilmesi, onun derin manevî anlamını ortaya koymaktadır. İslâmî literatürde bu gece “şâbanın ortasındaki gece”, “mübarek gece”, “rahmet gecesi” ve “sak (belge) gecesi” gibi isimlerle de anılmıştır.

Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır:

“Apaçık Kitab’a andolsun ki Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz Biz uyarıcıyız. O gecede her hikmetli iş ayrılıp belirlenir.” (Duhân, 44/2-4)

İslâm âlimlerinin çoğunluğu bu ayetlerde işaret edilen “mübarek gece”nin Kadir Gecesi olduğunu ifade etmiş; Tâbiîn âlimlerinden İkrime’nin de dahil olduğu bazı âlimler ise burada Berat Gecesi’ne işaret edildiği görüşünü benimsemiştir. Bu yoruma göre Kur’ân’ın tamamı Berat Gecesi’nde Levh-i Mahfûz’dan dünya semasına indirilmiş, Kadir Gecesi’nde ise peyderpey nâzil olmaya başlamıştır.

Resûl-i Ekrem (s.a.s.), Şâban ayına ve özellikle bu ayın ortasındaki geceye ayrı bir önem vermiş, bu gecenin faziletine işaret ederek şöyle buyurmuştur:

 “Allah Teâlâ Şâban’ın on beşinci gecesi rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha fazla kimseyi bağışlar.” (Tirmizî, Ṣavm, 39; İbn Mâce, İḳāmetü’ṣ-ṣalât, 191)

Başka bir rivayette ise şöyle buyurmuştur: “Şâban’ın ortasındaki geceyi ibadetle, gündüzünü oruçla geçiriniz. Çünkü Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasına tecelli eder ve fecir doğuncaya kadar: ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim; yok mu rızık isteyen ona rızık vereyim; yok mu darda kalan ona âfiyet vereyim!’ buyurur.” (İbn Mâce, İḳāmetü’ṣ-ṣalât, 191)

Hadis âlimleri bu rivayetlerin sened bakımından zayıf olduğuna işaret etmişlerdir. Bununla birlikte İslâm âlimleri, bu geceyi namaz, Kur’an tilaveti, dua, tövbe ve muhasebe ile ihya etmenin faziletine dikkat çekmiş; ancak bu geceye mahsus özel ibadet şekilleri ihdas etmenin dinî bir dayanağı bulunmadığını ifade etmişlerdir. Nitekim kaynaklarda Berat Gecesi’ne özgü sahih bir namazın bulunmadığı açıkça belirtilmiştir.

Berat Gecesi, sadece bireysel bir arınma gecesi değil; aynı zamanda ümmet bilincinin, ahlakın, adaletin ve merhametin yeniden diriltilmesi için bir muhasebe vesilesidir. Bu gece, kulun Rabbiyle bağını tazelediği, insanın kendisiyle ve toplumla ilişkisini yeniden gözden geçirdiği ilahî bir çağrıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Allah şöyle buyurur: “De ki: Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.” (Zümer, 39/53)

Bu mübarek gece vesilesiyle; gönüllerimizin imanla, kalplerimizin hikmetle, hayatlarımızın ahlak ve adaletle yeniden inşa edilmesini; zulmün sona ermesini, mazlumların kurtuluşunu ve İslâm ümmetinin vahdetini Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, mübarek Berat Gecesi’nin İslâm âlemine ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyor; fakültemiz ve üniversitemiz akademik camiasının  ve tüm öğrencilerimizin Berat Gecesi’ni tebrik ediyoruz.

Prof. Dr. Mehmet Salih GECİT

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi

İslami İlimler Fakültesi Dekan V.


Haberin Fotoğafları